- Yer
- Kuşadası ve çevresi
- Kimler için
- Merak eden yetişkinler
- Deneyim
- Gerekmez
Güneş yalnızca aydınlatmaz.
Güneş ışığı bir yüzeye ulaştığında yalnızca onu görünür kılmaz. Bazı moleküllerde değişimi de başlatabilir. Bitkisel pigmentlerin bir kısmı ışık karşısında kararlı değildir; zamanla açılabilir, farklı tonlara kayabilir veya yapısı değişebilir.
Işığın Rengi’nde bu dönüşümü bir sonuç olarak değil, araştırma konusu olarak ele alıyoruz. Bir yüzeyin açıkta kalan kısmı ile gölgede kalan kısmı arasındaki fark, ışığın pasif bir arka plan değil, deneyin değişkenlerinden biri olduğunu hatırlatıyor. Bizi ilgilendiren yalnızca ortaya çıkan siluet değil; ışığın, zamanın ve çevresindeki koşulların o siluete nasıl eşlik ettiği.
Zerdeçalın sarısı sabit bir renk değildir.
Zerdeçalın (Curcuma longa) tanıdık sarısında curcumin bulunur. Curcuminin görünümü ışığa ve bulunduğu kimyasal çevreye duyarlıdır; alkali koşullarda görünür renk değişimleri gösterebilir. Bu nedenle sarıyı yalnızca bir nesnenin üzerinde duran sabit bir özellik olarak değil, çevresiyle ilişki kuran bir pigment sistemi olarak düşünmek daha doğru olur.
Aynı sarının ışıkta, gölgede ve farklı kimyasal çevrelerde başka davranışlar göstermesi, rengin bir nesne özelliğinden çok dinamik bir sistem olduğunu hatırlatır. Buluşmada bu ilişkiyi reçeteye dönüştürmeden, karşılaştırmalı yüzeylere bakarak ve gördüklerimizi kaydederek ele alıyoruz.
Bir görüntü ışıkla yavaşça ortaya çıkabilir mi?
Anthotype, bitkisel pigmentlerin ışığa farklı biçimlerde maruz kalmasından yararlanan tarihsel bir görüntü üretme yaklaşımıdır. Pigmentli yüzeyin üzerine yerleştirilen bir yaprak, çiçek ya da başka bir nesne ışığı her noktada aynı biçimde almaz. Zaman içinde oluşan ton farkları, nesnenin siluetini ve yüzeydeki ayrıntıları görünür kılabilir.
Bu yaklaşım 19. yüzyılda bitkisel renkler ile ışığın ilişkisini araştıran fotoğraf denemelerinin parçasıydı. Işığın Rengi’nde bu tarihsel bağlamı kısa bir başlangıç noktası olarak görüyoruz. Anthotype bir teknik hedef değil; ışığın pigmentle kurduğu ilişkiyi gözlemlememize yarayan araçlardan biri. Değişkenlik de sürecin dışındaki bir aksilik değil, sorunun kendisi: Aynı yüzey neden her zaman aynı cevabı vermez?
Baskıdan önce bitkiye bakıyoruz.
Bir yaprağı yalnızca baskıda kullanacağımız bir şekil olarak görmüyoruz. Damar yapısı, kenarı, yüzey dokusu, simetrisi ve ışığı geçirme biçimi kompozisyonun parçası olduğu kadar bitkinin kendisine ait ipuçları. Kuşadası ve Ege çevresinde yürürken gözümüze ilişen canlıları, onları toplamaya gerek duymadan da izleyebilir; bir yaprağın güneşteki gölgesini, rüzgârdaki hareketini ya da mevsimle değişen rengini kaydedebiliriz.
Bu nedenle gözlem, üretimden önce gelir. Buluşmada çalışacağımız materyaller güvenli ve tanımlanmış olarak hazırlanır; bulunduğumuz çevrede ise bitkilere önce yaşam alanlarının bir parçası olarak bakarız.
Buluşmada ne yapıyoruz?
Bakıyoruz
Bitkiyi ve pigmenti yakından gözlemliyoruz.
Karşılaştırıyoruz
Işık, gölge ve renk değişimleri arasındaki farklara bakıyoruz.
Üretiyoruz
Bitkiler ve pigmentli yüzeylerle kişisel bir kompozisyon oluşturuyoruz.
Kaydediyoruz
Baskının yanında kısa gözlem notları bırakıyoruz.
Yeni Işığın Rengi tarihlerini ilk sen öğrenYanında ne götürüyorsun?
Kendi ürettiğin bitkisel güneş izi, kısa gözlem kayıtların ve belki de daha önce fark etmediğin bir ayrıntıya yeniden bakma isteği. Buluşmanın amacı kusursuz bir baskıyı garanti etmek değil; değişimi birlikte okuyabilmek.
Kimler için?
Daha önce baskı, fotoğraf, botanik veya çizim deneyimin olması gerekmiyor. Bu buluşma bir teknik yeterlilik atölyesi değil; dikkat, merak ve gözlem üzerinden ilerleyen yetişkin bir araştırma deneyimi.
Tariften daha fazlası
İnternetten bir anthotype tarifi bulabilirsin. Buluşmada yaptığımız şey ise tarifi tekrarlamaktan çok, malzemenin neden öyle davrandığını görmek, sonuçları karşılaştırmak ve bir bitkinin bıraktığı izi bulunduğumuz yerle birlikte okumak.
Seyrek gönderiler
Güneşimden Kaç Notları
Yeni buluşmalar, üzerinde çalıştığım doğa soruları ve zaman zaman yayımlanan Saha Notları. Seyrek gönderirim.
Kaynaklar
- Herschel, J. F. W. (1842). On the action of the rays of the solar spectrum on vegetable colours, and on some new photographic processes. Philosophical Transactions of the Royal Society of London, 132, 181–214. Royal Society arşiv kaydı
- Wang, Y.-J. ve ark. (1997). Stability of curcumin in buffer solutions and characterization of its degradation products. Journal of Pharmaceutical and Biomedical Analysis, 15(12), 1867–1876. doi:10.1016/S0731-7085(96)02024-9
- Fabbri, M. (2012). Anthotypes: Explore the Darkroom in Your Garden and Make Photographs Using Plants. AlternativePhotography