#Düğmeye Bas Gen Terapini Al

Risk almak, hata yapmak, yenilikçi düşünmek ve 28 yaşında bir kadın

35 Yaş altı 35 Yenilikçi

Geçtiğimiz günlerde MIT Tech Review “35 Innovators Under 35” 2018 listesini açıkladı. Listede 35 yaş altı önemli yenilikçi insanlar yer alıyor. Yaptıkları araştırmalar, geliştirdikleri ürünler ve ortaya çıkardıkları yeniliklerle insanlığın daha iyi bir noktaya gitmesini hedefleyen bu insanlar arasında bu yıl geçtiğimiz yıllardan daha fazla kadının yer alması sevindirici. Ayrıca kadınların sayısının erkeklerden fazla olması da önemli bir nokta. Listede yapay zekanın insan hakları için daha iyi kullanımından, kuantum devrelere, lazerle gen düzenleme teknolojisinden işitme kaybının tedavisine kadar insanlık için pek çok önemli araştırma ve buluş yer alıyor.

Liste beş kategoriden oluşuyor. Bu beş kategori gelecek için yeni teknolojiler geliştiren mucitler, yenilikçi iş modelleri ortaya çıkaran girişimciler, sıradışı yaklaşımlarıyla teknolojinin bambaşka kullanımını ön gören vizyonerler, Dünya’nın daha güvenli, herkesin daha sağlıklı ve huzurlu olması için yeni yaklaşımlar geliştiren yardımseverler ve geliştirdikleri teknolojileri ve yeni modelleri kullanarak yaşama katmayı hedefleyen _öncüler_den oluşuyor.

Çok Renkli Dünya Görüşü

Bu yazının konusuna gelelim: Nabiha Saklayen. Nabiha Saklayen, 35 yaş altı 35 yenilikçi listesinde öncüler arasında geliştirdiği lazerli gen terapisi buluşuyla yer alıyor. Emory Üniversitesi’nde fizik okuduktan sonra Harvard’da nanofotonik alanında doktora yapan Nabiha kendisini aşağıdaki sözlerle ifade ediyor:

“Having lived in Saudi Arabia, Bangladesh, Sri Lanka, and Germany growing up, Nabiha speaks 5 languages and may never settle on a single hometown. Her kaleidoscopic worldview is shaped by her passion for feminism, education, and international policy.”

28 yaşındaki Nabiha kendisini ve Dünya’yı nasıl gördüğünü böyle anlatıyor. Dünya’nın çok farklı coğrafyalarında hayatını sürdürmüş ve farklı tecrübelerle yetişmiş bir kadın. Bu çeşitlilikse onun hayata olan ışımasını çeşitlendirmiş. Feminizm, eğitim ve uluslararası politikalar hakkında geniş bir görüşe sahip ve bu görüşleri doğrultusunda çalışıyor.

Nabiha sadece fizik eğitimi almış bir araştırmacı değil. Bu “kaleidoskopik” dünya görüşüyle pek çok sosyal projede yer almış bir isim. “I am scientist” projesinde yer alıp bilim insanlarının “gerçek” hikayelerini gençlere ulaştırabilmesi için çalımalar yapıyor. Bunun yanı sıra ailesiyle farklı ülkelerde yaşarken farklı çalışmalar da gerçekleştirmiş. Sri Lanka iç savaşı döneminde oradaki yetim kız çocuklarına gönüllü İngilizce öğretmenliği yapmak gibi pek çok deneyimi olmuş.

Harvard’da yaptığı çalışmaları ise “lensleri kullanarak biyolojik problemlere çözüm üretmek” olarak tanımlıyor. 2017 yılında 10.000 Dolar ödül kazandığı Start-up yarışmasının ardından “biyolojik problemlere” çözüm üretme misyonunu kendi şirketi olan Cellino’da devam ettiriyor.

Cellino’nun Hikayesi

Nabiha Saklayen ve laboratuvar arkadaşı Marinna Madrid Harvard’da Eric Mazur’un laboratuvarında nanofotonik çalışmalarıyla doktoralarını aldılar. Nabiha çalışmalarının amacını tedavisi zor olan kan hastalıklarını iyileştirmek için yeni metodlar geliştirmek olarak anlatıyor. Hücre içine iletilmesi gereken ilaç ya da diğer nanopaketlerin virüsler, elektroporasyon gibi yöntemlerle iletildiğini, bu yöntemlerin hem kontrol edilmesi zor hem de hücreye zarar verici olabildiğini anlatan Nabiha, nanofotonik yöntemlerle bunu daha kolay hale getirdiklerini anlatıyor. Sadece daha kolay değil aynı zamanda hem daha düşük maliyetlerle hem de hücrelere zarar vermeden, lazerle nanopaketlerin hücre içine aktarılabileceğini de yaptıkları çalışmalar ile ortaya koyuyor. Nabiha ve Marianna’nın hedefi bu teknolojiyi ufak bir cihaza sığdırmak ve böylece kliniklerde yayınlaştırarak herkesin daha uygun maliyetli gen terapisine erişebilmesini sağlamak.

Altın mikro piramitler üzerindeki hücre ve bu hücrenin etraftaki “paketleri” daha etkin şekilde almasını sağlayan, Nabiha’nın üzerinde çalıştığı teknolojinin basitleştirilmiş animasyonu.

kaynak

Nabiha’nın başarısı neden beni heyecanlandırdı?

Önüme Nabiha’nın hikayesinin düşmesi beni heyecanlandırdı. Çünkü genç bir araştırmacı, büyük amaçlarla, yoğun çalışmalarla bir şeyler için mücadele ediyor.

Bu mücadelesini ise tek yönlü yapmıyor. Hem teknoloji geliştiriyor, hem sosyal projelerde bulunuyor, hem de gençlere ilham kaynağı oluyor.

Peki bunları tek başına mı yapıyor? Nabiha’nın ve yaptığı işlerin benim için ilginç olmasının önemli noktalarından biri bu oldu. Aslında Nabiha ve ortağı Marinna’nın kurdukları Cellino bir laboratuvar spin-off’u. Ne demek bu? Nabiha ve Marinna Harvard’da Eric Mazur’un laboratuvarında doktora öğrencisi olarak çalışırken geliştirdikleri teknolojiyi, doktoraları bitip laboratuvardan ayrılırken bir şirket olarak ilerletmeye devam ediyorlar. Peki bu noktada Eric Mazur’un tutumu ne oldu? Bundan hoşlanmış mıydı?

Eğer geleneksel Türk akademisi perspektifinden olayı incelersek, en iyi ihtimalle, Eric Mazur’un bu kızlara küseceğini düşünebiliriz, ya da daha sıradan ihtimalle Eric Mazur’un bu kızları laboratuvarı kullanmakla suçlayacağı, akademiden afaroz edilmeleri için kendi akademik çevresini kullanacağını da düşünebiliriz. Ya da şu olabilirdi, bu kızları bastırıp işi Eric Mazur sahiplenecek, bütün ödül ve başarıyı kendisi göğüsleyecekti. Burada çevremden gördüğüm örneklerle genelleme yapıyorum. İstisnaları olanlar olabilir. Ancak 2013’den beri bu istisnaları hiç görmediğimin de altını çizeyim.

Peki öyle mi? Hayır değil. Eric Mazur ekibindeki öğrencilerinin bu başarılarıyla gurur duyuyor ve yaptıkları işle daha iyi tedaviler için önemli bir kapı araladıklarını düşünüyor. Belli ki Eric Mazur’un labında üretken öğrencilere yer var ve Mazur bundan memnun.

Ayrıca Harvard’da kürsüsü olan Eric Mazur’un da biri eğitim diğeri teknoloji alanında iki girişim şirketi olduğunu da belirtmeden geçmeyelim.

Yani ne demek istiyorum?

Yazıyı okuyanlar için “düğmeye bas, gen terapini ol” hedefi ütopik görünebilir. Hele de bunu 28 yaşındaki bir kızın yapmayı hedeflediğini düşünmek sizi zorlayabilir. Ancak durum şu ki, bahsettiğimiz insan belli bir jüri tarafından 35 yaş altındaki 35 yenilikçinin arasından biri. Yani Nabiha’nın perspektifine benzer perspektife sahip en az 34 tane daha insan var. Ve işin daha da ilginç yanı bu 35 insan çok daha geniş bir aday listesinden seçildi. Yani şunu diyorum, siz belki bu insanlara inanmayabilirsiniz, ya da bu insanların yaptıkları size çok uçuk görünebilir. Ama aslında o kadar zor bir şey değil. Evet gerçekten değil. Sadece insanlara inanmak ve bu doğrultuda onları desteklemek önemli olan.

Bunu sadece Nabiha’nın hikayesinden çıkarımsamayla söylemiyorum. Nabiha’nın kendisi de bunu söylüyor aslında. Bilim insanlarının “süper dahi”ler olmadığını, çalışarak, hata yaparak ve daha çok hata yapıp doğruyu bularak ilerlediklerini kendisi röportajında anlatıyor.

Yani denemekten korkmamamız gerekiyor. Bunun için akademi de kürsü sahiplerinin hataya, yeni fikirlerle gelen üretken öğrencilere yer açabilmesi gerektiğini görebiliyoruz.

Sadece akademide değil, kısır girişimcilik ortamlarımızda da yine bu perspektife ihtiyacımız bulunuyor. Banko tutacağı düşünülen yatırımlar, bir yıl sonra kara geçecek misin diye sıkıştırılan girişimciler ya da aynı alanda yapay rekabet yaratıp içinden tek bir girişimin çıkarıldığı yatırımcılık oyunları bizi bir yere götürecek gibi görünmüyor.

Bu arada Türkiye’de böyle bir çalışmanın yapılması imkansız değil. UNAM başta olmak üzere pek çok nanoteknoloji çalışması yapabilecek alt yapıya sahip ve hali hazırda nanoteknoloji üzerine araştırma ve geliştirme yapan laboratuvarımız mevcut.

Son olarak bu yazıyı okuyup, “Bu teknoloji benim için fazla” diyenler olacaktır. Yenilikçi düşünmek aslında çok yönlü düşünmek demek. Bu yüzden de bir kaç gün önce Amazon’un 1 milyar dolara satın aldığı PillPack’i incelemelerini tavsiye ederim.

Kaynaklar:

Innovators Under 35 | 2018
_The mission of MIT Technology Review is to bring about better-informed and more conscious decisions about technology…_www.technologyreview.com

Women Who Reign: Nabiha Saklayen
_“It always seems impossible until it’s done.” - Nelson Mandela ~~~~ Tell us about yourself along with a fun fact! Hi…_reigningit.wordpress.com

Home
_Science is subject to and reflects the biases of society. To counteract the stereotypes, we need to celebrate science’s…_www.iamascientist.info

Featured Researcher: Nabiha Saklayen, PhD - The People’s Science
_SHARE THIS: SHARE THIS: 1. What questions drive you? Why are these important and how does science help you answer them…_thepeoplesscience.org

Push button, cure cancer
_Two Harvard graduate students want to make curing blood cancer or HIV as easy as pressing a button. Ph.D. candidates…_www.seas.harvard.edu

By Elçin Ekşi on July 1, 2018.

Canonical link

Exported from Medium on July 3, 2020.