Küresel bir salgın yani pandemi yaşamaktayız. Bu boyutta ve yaşamı bu kadar etkileyen bir salgını, hayatta olan insanlar olarak görmemiştik. Tarih kitaplarından vebayı, İspanyol gribini okumuştuk sadece. Şimdi yaşayarak tecrübe ediyoruz.

Eski dönemlerden farklı olarak, artık teknolojimiz daha iyi. Hastalara daha iyi müdehale edebiliyoruz. Ancak bunun da bir limiti var. Özellikle malzeme ve insan kaynağı sınırlı. İnsan kaynağını bir şekilde telafi etseniz dahi çok özel aletler ve cihazları hızlıca temin etmek çok zor. Maske ve koruyucu giysi tedariğinde bile problem yaşanıyor.

İnovasyoncular aranıyor!

Geçtiğimiz yılların en süslü kelimesi “inovasyon” bugünler için bize lazım! Toplantıların olmazsa olmazı değil günlük hayatın bir parçasına dönüştürmemiz gerekiyor. Çünkü son bir ayda Dünya’nın büyük çoğunluğunda hayatın akışı oldukça değişti. Bu değişim belli ki uzun sürecek ve insanların yaşayış tarzlarında kalıcı değişiklikler de yapacak.

Size bir kaç yıl öncesinden bir araştırma anlatacağım. İnovasyonun ne olduğunu daha iyi anlamanız için oldukça faydalı. Ayrıca bu örnekte yer alan sıtma hastalığı da küçücük Dünya’mızın aynı anda farklı yerlerinde farklı yüz yılları yaşadığımızı göstermesi açısından önemli!

2017’de Nature Biomedical Engineering dergisinde, kağıt, ip ve makasla yapılan, kol gücüyle çalışan bir santrifüj aletinin makalesi yayınlandı. Peki mikroakışkan çiplerde deneylerin ele alındığı, nanoteknolojik materyallerle ürünlerin tasarlandığı bir dergi neden bunu yayınladı? Çünkü bu çalışma sadece 20 cent maliyetle Afrika’da sıtma olan insanların hayatının kurtarılmasında önemli bir role sahipti.

Yani yeni bir şeyler geliştirmek, keşifler yapmak, farklı ürünler ortaya koymak, yenilikçi olmak demek her zaman afilli araştırmalar yürütmek, izole ortamlarda genleri kesip biçip bakterilerle uğraşmak ve hassas deneyler gerçekleştirmek ya da bunları ürün olarak satmak demek değil.

Peki şimdi ne alaka Covid-19’la?

Geçtiğimiz günlerde İtalya’da bir hastanede mekanik ventilasyon cihazının valfleri tükenmiş ve doktorlar çaresiz kalmıştı. Bunun için yardıma yerel bir 3D baskı yapan firma koştu (Güncellemelerle birlikte 3D basılan Valfler).

Normalde binlerce Euro olan bu valfleri sadece bir kaç on Euro’ya mal ederek hızlıca hazırlayıp doktorlara verdiler ve doktorlar bunlarla hastalarını tedaviye devam ettiler.

Konuya İnovasyon ve Teknoloji Bakanı’da ilgi gösterdi ve kendi Twitter hesabından bu valfleri paylaştı.

Bugün ise bu ürünü üreten şirketin patent ihalali sebebiyle bu 3D baskı yapan diğer şirkete dava açabileceği haberlere düştü (Kaynak: The Verge ).

Bu tür çalışmalar kesinlikle acil durumlarda çok önemli ihtiyaçların sağlanması için pratik ve faydalı. Ancak söz konusu sağlık olduğu için materyalin biyouyumluluğu çok önemli. Yoksa, hastanın iyileştirmesi yerine ölmesine sebep olabilirsiniz.

Bu konuyla ilgilenen çeşitli küçük küresel gruplar bulunuyor. Bu grupları şuralardan takip edebilirsiniz:

Open Source COVID19 Medical Supplies
_COVID19 is currently spreading exponentially, in a mostly unchecked fashion, throughout the world. Infection doubling…_www.facebook.com

Project Open Air
_Edit description_www.projectopenair.org

Türkiye’de “inovasyon”

Peki Türkiye’de durum nasıl? Bu konuda çalışanlar var mı?

Türkiye’de geçtiğimiz yıllarda pek çok biyoteknoloji girişimi kuruldu. Bu girişimlerin çoğu ya faaliyet alanını değiştirdi ya da çalışmalarını devam ettirmedi. Bir kısmının kurucusu ise, yaşanan ekonomik krizlerin ve proje yürütmenin imkansıza yakın bir hal almasından yurtdışına gitti ve açıkça bir yetenek kaybı yaşadık.

Ancak hala Türkiye’de aktif olan girişimler de yok değil.

Bunlardan iki tanesinden bahsedeceğim ama eminim ki daha fazlası vardır.

İlki Yeşil, Yeşil firması Koronavirüs semptomlarına göre kullanıcıya bilgi veren bir uygulama.

Corona Check
The latest Tweets from Corona Check (@corcheck). Corona Virus Checker mobile application 🦠

İkincisi ise, aktif olarak da kullanılan rtPCR kiti hazırlayan BioEksen,

Ben bunları yazarken liseli gençle çok güzel bir projeye başlamışlar. Çoğu yerde en çok sorun olan mekanik ventilasyonla ilgili ne yapabiliriz diye düşünmüşler ve robotik çalışmalarında edindikleri pratikleri kullanarak buna bir çözüm geliştirmişler. Bu çözümün doğrudan medikal kullanıma uygun olmadığının farkındalar ancak çözümsüz olunmadığını da göstermişler.

Bu önemli çalışmaları için kendilerini tebrik ediyorum.

Bunun yanı sıra ülkemizde sınırlı sayıdaki primer üreticielrinden biri olan Sentromer’de rtPCR kitlerini hazırlamış. Tebrikler.

Bunlardan başka topluluk olarak Covid-19 ile ilgili çözümler geliştiren bireysel girişimler ya da teknoloji firmaları varsa bana yazarsa buraya eklemekten mutluluk duyarım.

Umarım ki bu süreci hep beraber atlatacağız.

By Elçin Ekşi on March 18, 2020.

Canonical link

Exported from Medium on July 3, 2020.