#Merhaba Herkese,

Uzun süredir açmak istediğim blogu bugün açtım.

Blogda genel olarak yaptığım işler, ilgimi çeken konular, çektiğim fotoğraflar, gördüklerim ve paylaşmak istediklerime yer vereceğim.

Genel olarak biyoloji ve bilime dair içeriklerimin yanı sıra, öğrendiklerimi de buradan paylaşacağım.

Bu blogu açmadan önce Medium’da blog tutuyordum. Daha sonra Django ile ilk kez bir blog denemesi yapmıştım. Ancak diğer işlerimden dolayı o projemi sürdüremedim ve GitHub’da atıl olarak kaldı. Aslında ilk blog denememin amacı blog açmak değil pythonla bir şeyler denemek içindi. Django Girls’ün hazırladığı İlk Django Projen çalışmasıyla ilerlemiştim.

Bu sefer ise amacım kendi blogumu açmaktı. Blogu açarken Wordpress ya da diğer blog platformlarını kullanmak istemiyordum. Alternatif neler yapabilirim diye bakınırken Hugo’ya denk geldim ve Hugo’yla bu blogu açabileceğimi düşündüm. Biraz eli yüzü düzgün olsun istediğim için tema seçmeye karar verdim. Marcin Mierzejewski‘nin Console teması hoşuma gitti ve kendime uyarladım. İlerleyen zamanlarda temayı daha fazla kişiselleştireceğimi düşünüyordum.

Sonra başka bir temanın daha fazla hoşuma gittiğini fark ettim. Ayrıca bu yeni temada dark mode da bulunuyordu. Böylece okuyucu istediğini tercih edebilirdi. The New Dynamic‘in tasarladığı Novela Teması oldukça hoşuma gitti. Temayı indirdim, daha sonra config dosyasından temayı değiştirdim. Ancak tabi ki bu yeterli değildi. Temada pek çok şeyi olabildiğince kişiselleştirmeye çalıştım. Bunlardan biri de sosyal medya ikonları oldu.

Twitter gibi gündelik araçların yanı sıra, bir Google Scholar profilim var. Bunun yanı sıra çok dolu dolu olmasalar bile Research Gate‘i de kullanıyorum. Bu iki ortamı sosyal medya listesine ekledim. Bunun yanı sıra FlatIcon‘da bu platformlara ait iconları temadaki ikon renklerinde tekrar düzenledim ve yeni düzenlediğim svg ikonları kullandım. Bu arada svg’yi ilk kez bir iş için kullandım. Daha sonra sayfaya kendi ismim ve çita ikonunun olduğu bir görsel ekledim. Bunu da yine svg formatında yaptım böylece dark moda geçerken siyah kısım beyaza dönüşebildi.

Genel düzenlemeleri bitirdikten sonra içeriklerle ilgilenmeye başladım. İlk olarak eski medium postlarımın bazılarını buraya da taşıdım. Bunu yaparken medium-2-md‘den faydalandım. Tabi postları topluca md’ye çevirdikten sonra, kullandığım tema için de düzenlemem gerekti. Yazıların içine resimleri, YouTube videoları ve Twitleri shortcodes’larla yerleştirdim.

Bu blog çeşitli araçları bir arada kullandığım, bunları yaparken çeşitli kodlarla haşır neşir olduğum ilk projem diyebilirim. Blogun tabi ki hala eksik yönleri bulunmakta. Zaman geçtikçe bunları iyileştireceğimi düşünüyorum.

Blogu açarken sorularıma hızlı yanıt bulmamı sağlayan Emre Yılmaz‘a çok teşekkür ederim.