2021 yılının üçüncü haftasını da tamamladık. İnanılmaz hareketli ve yoğun bir haftaydı. Bunun yanı sıra hafta sonunu ise uzun süre önce Emre ile planladığımız bir hafta sonu kaçamağıyla değerlendirdik. Kapadokya’da bir kaç gün zihnimizi temizleme fırsatı bulduk.

Artık dönem sonu geldi. Üniversitede olanlar için final dönemi tüm yoğunluğuyla başladı. Derslerin uzaktan olması bu durumu biraz daha ağırlaştırdı ayrıca. Herkese bu sınav döneminde başarılar diliyorum. Dönem bitiyor sıkın dişinizi bırakmayın kendinizi. Eğer çok yorulduğunuzu, zorlandığınızı fark ederseniz, gözlerinizi kapatın ve seferde uzun bir yolun sonuna gelmiş İskender olarak kendizini hayal edin…

##Yoğun bir hayat ve 32 yaşında ölen bir lider!

Büyük İskender’i bilmeyeniniz yoktur. 32 yaşında ölen İskender, öldüğünde Makedonyadan Hindistan’a kadar büyük bir alanı fethetmişti. Yaklaşık olarak 12 yılda bu kadar büyük bir alanda, motorun olmadığı o yıllarda, böylesine büyük seferler gerçekleştirmek gerçekten büyük bir başarı kesinlikle. İskender’in bu 12 yılda yaklaşık olarak 70 tane yeni kent kurduğu tahmin ediliyor. Genelde askeri bir üs olarak başlayan bu kentler gelişerek bölgesel olarak Eski Yunan kültürünün de yayılmasını sağlayan merkezlere dönüşmüştür. Bu da Eski Yunan etkisinin Doğu’da Hindistana kadar uzanmasını sağlar. İskender, askerlerini en çetin koşullarda bile motive eden, başarılı seferlerin başlamasını bağlayan bir iradeye sahiptir. Bunun yanı sıra hatalı noktalarda geri dönebilecek ya da strateji değiştirebilecek kadar da esnektir. Bilime, araştırmaya, doğa tarihine, coğrafyaya meraklıdır İskender. Ayrıca çok kuvvetli bir hayal gücü vardır.

Peki ben şimdi Büyük İskender’den niye bahsettim? Hayatımız nasıl yaşıyoruz neler yapıyoruz? Yorulduğumuzda bir düşünmek için bize farklı bir bakış sunuyor İskender. 12 yıl boyunca çok büyük bir alanda seferler düzenlemek, burada ekonomik ve politik düzenlemeler yapmak, bir yandan askerlerle diğer yandan yerel halkla ve bir öteki taraftan ailesi ile uğraşmak… Elbette bunlar kolay işler değildi ve İskender de oldukça yoğun bir hayat yaşamıştı. Gece yatarken aklında ertesi günün işleri, sabah kalktığında o gün yapacaklarını düşünüyordu belki de bizim gibi. Belki de bir yapılacaklar listesi tutuyordu elinin altında.

Kısaca hayat çok da uzun değil. Dolu dolu yaşamamak için bir sebebimiz yok. O İskender’di ben değilim demeyin. Siz de kendi hayatınızın ritmini yaratın. Emin olun her ne kadar hayatın koşulları zorlaşsa bile, siz daha mutlu bir hayat süreceksiniz.

##Bu haftanın kitap tavsiyesi:

Bu hafta size Honoré de Balzac’ın Sarrasine kitabını tavsiye ediyorum. Sonu hem sürprizli hem de düşündürücü.

Kısa, hikaye içinde hikaye anlatan bir roman Sarrasine. Balzac bu romanda burjuva hayatının nasıl bir öğütücü olduğunu, insanların hayatlarının nasıl hem ortada ve herkesin çekiştirmesine açık hem de nasıl her şeyin gizli saklı yürütüldüğünü anlatmış. Bu gizli saklı yürütülen hayatlarda iki yüzlülüğün nice yüksek seviyelere eriştiğini görür okuyucu. Roman her iki hikayede de heyecanla ilerler ve sonunda ise beklenmedik çarpıcı bir sona bağlanır.

Balzac kitaplarındaki yoğun ve uzun tasvirler bu kısa kitapta da var. Yani Balzac boş durmamış o uzun tasvirleri bu kısa kitaba sığdırmış gerçekten. Bu tasvirler okuyucunun ortama girmesini ve olan biteni hissetmesini sağlıyor. Bu bakımdan oldukça önemli ve hikayeye kendizi verebilmenizi sağlıyor.

##Bu haftanın videosu

Bu hafta dronela çekilmiş bir manzara videosunu sizlerle paylaşacağım. Manzaramız tabii ki Kapadokya’nın harika coğrafyası olacak. Bildiğiniz gibi Erciyes ve bölgenin volkanik aktivitesinin sebep olduğu kül ve tozların su ve rüzgar erozyonuyla aşınmasıyla oluşmuş bir yer Kapadokya. Böyle olunca da eşsiz bir görünüm sunuyor bize.

Evlerimizde vakit geçirirken biraz gözlerimizi gezdirmemiz bizi dinlendirecektir.

  1. haftada görüşmek üzere. Sevgiler.